Mahkumiyet
Bozma üzerine, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereği kazanılmış hak nedeniyle netice adli para cezası verilmiş ise de, uygulamada asıl cezanın netice ceza olması ve netice cezaya göre de hak yoksunluğunun belirlenmesi, TCK'nın 53/1. maddesinde yer alan “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak” ibaresi ile netice cezaya işaret etmesi, sanığa hükmedilen kısa süreli hapis cezasının seçenek olarak veya CMUK'nın 326/son maddesi gereği kazanılmış hak olarak para cezasına çevrilmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık Mevlüt Arıkan'ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; “hüküm fıkrasının (B) bölümünde yer alan hak yoksunluğuna dair 7. maddesinin tüm bentleriyle birlikte karardan fıkrasından çıkarılması ” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.