Hükümlülük

I- Sanıklar hakkında 26.05.2005 tarihli iddianameye konu edilen hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7,5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),

II- Sanık ... hakkında 18.07.2006 tarihli iddianameye konu hakkı olmayan yere tecavüz suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:

Sanığın adli sicil kaydından anlaşılan mahkumiyetine ilişkin ilamın elektrik enerjisi hırsızlığı suçuna ilişkin olduğu, hüküm tarihinden sonra 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile 5237 sayılı TCK.nun 142 ve 163. maddelerinde yapılan değişiklikler gözetilerek, bu ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.