Beraat, düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen kamu davasının düşürülmesine hükmüne yönelik temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde yer alan “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.” ve 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenlemeler ile Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021-12/45-234 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir.” ve “...aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği” hususları nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücrette avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Edip Aslan dışındaki sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tüm sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkarılarak yerlerine “Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden sanıklar müdafiinin emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de göz önünde tutularak takdir edilen 12.000,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.