Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili; İl Kadastro Komisyonu orman tahdit hattını haritaya aplike ederken bazı bölümlerde 16 nolu poligon noktası ile 44 nolu poligon hattında kalan bir kısım parsellerin bir bölümünü orman tahdit hattı içine alarak 3116 Sayılı Orman Kanununa (3116 Sayılı Kanun) göre düzenlenen tahdit tutanaklarına ve haritasına aykırı çalışma yaptığını, davacıların 20.02.1934 tarih, syf 44,47,25 ve sıra 59 ile tapuda kayıtlı taşınmaz maliki olduklarını, taşınmazın 1938 yılında yapılan tahdit çalışmalarında orman alanı içinde kaldığından bahisle 1959 yılında kadastro çalışmalarına dahil edilmediğini, davacılarca orman tahdidinin iptali için Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinde 1957/171 Esas sayılı dosya ile taşımazın orman sınırları içinde kalmadığı yönünde karar verildiğini ve derecattan geçerek kesinleştiğini, 22.01.2016 tarihinde ise komisyonca mahkeme kararına rağmen orman sınırları içinde bırakıldığını, taşınmazın orman tahdit hattı dışına çıkarılarak tahdit hattının düzeltilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince; 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışmanın da taşınmazın, kadastro çalışmasındaki hukuki durumuna uygun şekilde düzenlendiği, taşınmazın orman sınırları içerisinde gösterildiği, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro işlemlerinde, dava konusu taşınmaz açısından bir değişikliğin, yeni tespitin bulunmadığı, çalışmanın mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmaz açısından, düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazın vasfında, konumunda veya yüzölçümünde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince; Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/171 Esas 1967/175 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde bulunmadığı, taşınmazın orman sayılmadığı bu nedenle davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı nedeniyle verilen usulden ret kararı niteliğinde bulunduğu, davanın reddedilmiş olması, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğunun kabulü anlamına gelmediği tam tersine taşınmazın orman sayılmadığı yönünde hüküm içerdiği, İlk Derece Mahkemesince orman olup olmadığı incelenerek bu hükmün verildiği, dosyada taraf olan Orman İdaresi açısından verilen bu hükmün kesin hüküm teşkil ettiği, mahkeme kararı kaldırılmadığı müddetçe tarafları bağladığı, Orman İdaresinin 94 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 5 numaralı mahkeme kararı uygulama tutanağının yok hükmünde sayılmasına yönelik Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/326 Esas, 2007/415 Karar sayılı dosyasında açtığı davanın hasımsız olarak açıldığı, bu nedenle verilen kararın davacılar yönünden bağlayıcı olmadığı kesin hüküm içermediği, İlk Derece Mahkemesince kesin hüküm nedeniyle davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2016/71 Esas ve 2018/51 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davacılar vekilinin 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarına yönelik açmış olduğu davanın kabulüne, 28.04.2017 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak OS.34, OS.35, OS.36, OS.37, OS.34 noktalarının çevrelediği alanın orman hattı dışına çıkartılmasına karar verilmiştir. Bu kez davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.