Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; tanıkların dava konusu alanın sanığın korumasında olduğunu ve başka kimsenin ağaç kesmesinin mümkün olmadığını beyan ettiğine, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve suça konu emvalin müsaderesine karar verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; yediemine alınan orman emvalinin müsaderesi hususunda karar verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suça konu emvalin müsadere talebi hususunda mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Şikâyet üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman alanında bir kısmı 1-2 yıl önce, bir kısmı ise 3-4 gün önce motorlu testereyle kesilen ağaç kökleri ve köklerin yanında orman emvali tespit edilmiştir.
Sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, söz konusu bölgeye yakın bir yerde hisseli taşınmazı olduğunu ve bu yeri daha önceden babasının koruduğunu, kendisini ihbar eden ...'la arasında husumet olduğunu, ağaç kesmediğini, kardeşi açma yaptığında bu kökleri muhafaza ettiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, orman parseli içinde yapacak nitelikte ağaçların dikiliden motorlu testereyle kesildiği, bir kısım ağaçların kesim tarihinin yaklaşık iki yıl önce olduğu belirlenmiştir.
Tanık ..., fındıklığının kenarı ve orman alanındaki ağaçların kesilmiş olduğunu gördüğünü, bahsettiği yerlerin bir kısmının sanığın, bir kısmının ise kendi korumasında olduğunu, sanığı ağaç keserken görmediğini, sanık hakkında ihbarda bulunduğunu ve sanıkla arasında husumet olduğunu beyan etmiştir.
26.11.2013 tarihli kolluk tutanağında sanık ile tanık ... ... arasında husumet olduğu belirtilmiştir.
26.09.2019 tarihli orman bilirkişisi raporunda, orman parseli sınırları içinde yapacak ve yakacak nitelikte ağaçların motorlu testereyle kesildiği, kesimin 2013 yılından önce yapıldığı belirtilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda kesim yapılan yerin orman parseli sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir.
Tanık ..., sanığın tarlası ile kendi tarlası arasında 50 metre mesafe olduğunu, sanığın ağaç kestiğini görmediğini, ağaç kesilen yerin sanığın ailesinin koruması altında olduğunu beyan etmiştir.
Tanık ..., 2019-2020 yıllarında muhtar azalığı yaptığını, sanığın 2013 yılında ağaç kestiğine dair herhangi bir olaydan haberdar olmadığını, sanığın tarlasının sınırında orman olduğunu, bu ormanı sanığın ailesinin koruduğunu beyan etmiştir.
Tanık ..., sanığın ağaç kestiğine dair bilgisi olmadığını, hangi aile tarafından orman koruma altına alınmış ise bu alana başkasının müdahale etme şansının olmadığını beyan etmiştir.
Mahalli bilirkişi ..., ağaç kesilen yerin sanığın fındık bahçesinin yakını olduğunu ancak sanığın evinin bu alana 1 km mesafede olduğunu, ormanlık alanın sanık ve ailesinin koruması altında olduğunu beyan etmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde; davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları, kolluk araştırma tutanağı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.