İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.12.2014 tarihinde kesinleşmesi sonrasında sanığın denetim süresi içerisinde 17.05.2015 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce hakaret suçundan açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, müvekkili hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurların haksız tahriki sonucu eylemin gerçekleştiğine, sadece mağdurların beyanları dışında hükme esas alınacak hiçbir delilin bulunmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, 08.09.2013 tarihli olay tutanağına, sanığın savunmaları ile mağdurların aşamalardaki beyanlarına ve tanık S.Ç. nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, Mahkemece, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hüküm açıklandığından, hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.09.2024 tarihinde karar verildi.