Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2010/231-2012/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili ile davalı -Kar-Map Harita İnş. Bilgi. İşl. Eml. Prj. Müh. Müş. Tur. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, KARMAP şirketi ile Ayvalı-Çoruh Hidro Elektrik Santrali Projesi ile ilgili olarak tahmini kamulaştırma bedellerinin tespiti ve raporlanmasına ilişkin anlaşmaya göre 1550 adet taşınmazın tespit ve raporlamasının yapılacağının kararlaştırıldığını, ilk etapta 30 parsele ilişkin raporlamanın yapılarak teslim edildiğini, ücretinin alındığını; daha sonra 319 adet taşınmazın tespiti ve raporlanmasının yapılarak bilgisayardan çıktı alınacak şekilde şirket bilgisayarına yine tüm 1550 adet taşınmazın da tespitinin yapıldığını ancak ikinci etapta yapılan 319 adet tespit ve raporlamanın kendilerinden izinsiz bir şekilde çoğaltılarak üzerlerine başka ziraat mühendislerinin isimlerinin yazıldığını ve diğer tespitlerinin de ücretlerini alamadıklarını ileri sürerek; FSEK 68 tazminatı ile diğer telif ücreti alacakları açısından 2.000,00 TL ve telif tazminatı olarak 6.000,00 TL'nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile müştemilat tespit bedeli talebini 59.960,00 TL'ye telif tazminatını ise 89.400,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, işi taşeron olarak diğer davalı ... şirketine verdiklerini, davacılarla aralarında akdi bir ilişki olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Karmap Ltd. Şti. vekili, davacılar ile 30 parsel için anlaştıklarını, ücretinin ödendiğini, davacıların işlerini yapmaması nedeni ile geriye kalan işlerin PENTA adlı şirkete yaptırıldığını, bu şirkete toplam 298 raporlama yaptırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan çekişmeli tespit çalışmasının, bedeli ödenen ve emsal niteliğindeki sözleşmeye uygun teslim edilen çekişmesiz 30 adet dışında toplam 1499 parsele ait olduğu; 1499 adet tespit çalışması için yapılan sözleşme uyarınca telif bedeli ödenmesi yükümlülüğünün davalı ... tarafından yerine getirilmesi gerektiği, bunlardan 298 adedinin izinsiz ve başkalarının adını taşıyacak şekilde rapora dönüştürüldüğü, davacıların
eser üzerindeki işleme (FSEK21. maddesi) ve çoğaltma (FSEK 22. maddesi) haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, müştemilat/tespit yönünden 49.961,00 TL telif bedelinin davalı ... limited şirketinden 08.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacılara eşit olarak verilmesine, FSEK 68. madde uyarınca belirlenen 89.400,00 TL telif tazminatının 01.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara eşit olarak verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ...Ş. vekili ile davalı Karmap Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
FSEK'e göre, fikir ve sanat eseri, eser sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri türlerinden biri içine giren ve fikri çabayı içeren her nevi fikir ve sanat ürünüdür. Bir fikir ve sanat eserinin FSEK anlamında eser olarak kabul edilebilmesi yani korunabilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması, sahibinin hususiyetini yansıtacak düzeyde şekillenmiş olması, FSEK'te öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikri çabanın ürünü olması gerekir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, beşinci bası, sayfa 103).

Dava konusu uyuşmazlık bakımından, davalılar vekillerince dava konusu raporların EPDK'nın verdiği rapor örneğinin üzerine tespit edilen verilerin girilmesiyle elde edilen format bir rapor olduğu, sahibinin hususiyetini taşımadığı, yani kendinden önce ortaya konulmuş benzerlerine göre özgün bir niteliğe sahip olmadığı, bir ilim ve edebiyat eseri olarak kabulünün mümkün olmadığı savunularak, düzenlenmiş benzer raporlar ibraz edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu tespit ve raporların eser niteliğini taşıdığı açıklanmış ise de adı geçen bilirkişi raporlarının tarafların itirazlarını karşılar nitelikte ve açıklayıcı olduğu söylenemez. Bu suretle, davacılar tarafından meydana getirilen tespit ve raporların eser niteliğini taşıyıp taşımadığının belirlenmesi özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, uzman bilirkişi heyetinden itirazları değerlendirecek yeni bir bilirkişi raporu alınması ve neticesine göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.