İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yapılan icra takibine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre davalının alacağa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; B.K. 260. maddesi gereğince, temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, kiracıya ödenmediği ileri sürülen aylar kiraları için ihtarname gönderilmesi ve otuz günlük ödeme süresi tanınması gerekir. Kiracı hakkında temerrüt nedeniyle tahliye davası açma hakkı bu otuz günlük sürenin bitiminden itibaren doğar.
Olayımızda ise; alacaklı tarafından 05.04.2012 tarihinde başlatılan icra takibinde, borçlu-kiracıya otuz günlük ödeme ve yedi günlük itiraz sürelerini içeren ödeme emri 17.04.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava İİK'nın 269 ve BK. 260. maddelerinde öngörülen otuz günlük süre dolmadan 10.05.2012 tarihinde açılmış olduğundan dava tarihi itibari ile davalının tahliyeye ilişkin olarak temerrüdünün gerçekleştiği söylenemez. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda 1 No'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, yukarıda 2. No'lu bentte yazılı nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.