Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Halen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 tarihli ve 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.05.2017 tarihli ve 2014/469 Esas, 2017/260 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi ile Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 09.03.2015 tarih ve 2015/3005-2015/8031 sayılı ilamıyla Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmışsa da; mercii tayini kararının verildiği tarihte Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinin yürürlükte olmadığı bilahare 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla düzenlediği, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın katılanı telefon ile arayıp kendisini komiser olarak tanıtmak ve adına birçok telefon hattı ile banka hesabı açıldığına katılanı ikna ederek yönlendirmek suretiyle kendi banka hesaplarından çektiği parayı söylediği yere bırakmasını sağlamaya yönelik iddiası ile dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında; sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine eklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdiri ile lehe yasa değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.