Taraflar arasında görülen davada Yazıhan (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/02/2012 tarih ve 2010/112-2012/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı ürününün, don rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta edildiğini, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 13.145 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve bağlama dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zararın devlet tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ürününün meyvelenme döneminde don nedeniyle hasara uğradığı, hasarın 17-18-19 Mart 2010 tarihinde gerçekleştiği, sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin ise 25.03.2010 olduğu, bu durumda dava konusu hasarın poliçe teminatı altında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.