Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK.nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasında 01.06.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı kiralayan tarafından işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası 02.03.2012 tarihinde açılmıştır. Dava, kira sözleşmesinin sona ermesinden itirbaren bir ay içinde açılmamıştır. Davacı davasında, davalıya kiralananın tahliyesini İstanbul 15. Noterliğinin 22.02.2011 tarihli 562 Y.N'lu ihtarına istinaden ihbar ettiğini, belirtmiş ise de, söz konusu ihtarname, yenilenecek dönemde kira parasının arttırılmasına, kira parasının arttırılmaması halinde kiralananın tahliyesine ilişkin olup, ihtiyaca ilişkin kiralananın tahliyesini içeren süre kesici ihtarname niteliğinde değildir. Bu nedenle 02.03.2012 tarihinde açılan dava süresinde olmadığından, tahliye davasının süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek