Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette sanığa atılı suçtan zarar gören, gerekçeli kararın tebliği üzerine katılma ve temyiz talebinde bulunan ve katılma talebi ile ilgili bir karar da verilmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 28.01.2021 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2 ve CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin KABULÜNE, incelemenin katılan bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde S.S. ... Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanığın kooperatif kasasında bulunması gereken 87.251,16 TL'nin, 35.000 TL'sini ...'e, 35.000 TL'sini ...'a verdiği, bakiye 17.251,16 TL'yi uhdesinde tuttuğu iddiası ile açılan kamu davasında, sanık tarafından paraların adı geçenlere farklı tarihlerde verildiğine dair somut delil bulunmadığı nazara alınarak tebliğnamedeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğine dair bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca, mahkemenin takdiri de gözetilerek hüküm fıkrasına "Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle anılan Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere 2 yıl 1 ay süreyle 53/1-d maddesindeki hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.