SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.cümle ve 109/1,3-f, 5. maddeleri gereğince çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonunda Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarih ve 2016/5 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.

Katılan mağdure vekili; mağdurenin yaşının küçük olduğunu, sanığa iftirada bulunmasının söz konusu olmadığını, mağdurenin ayrıntılı ifade verdiğini, beraat kararının hukuka aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteğinde bulunmuştur.

Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/5 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddi ile hükümlerin, Tebliğname’ye uyguun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.