İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2019 tarih ve 2018/421 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesince, aleniyet hükümlerinin koşulları oluşmasına rağmen uygulanmaması eleştiri konusu yapılıp, sanığın neticeten 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine bu ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Olay tutanağı, şikayetçilerin ve tanığın aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamı karşısında, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabul ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılarak cezanın belirlenmesinden sonra aleyhe istinaf olmadığından sonuç cezanın kazanılmış hak dikkate alınarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeyerek aleniyet hükümleri uygulanmamış ise de bu hususun sonuca etkili olmadığı ve bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.09.2024 tarihinde karar verildi.