Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına ve madde bağımlılığı sebebiyle askerlik görevini yerine getirirken sorun yaşadığına ilişkindir.
31.08.2016 tarihinden itibaren 5 günlük kanuni izne gönderilen sanığın, bu izninden en geç 05.09.2016 tarihinde dönerek Birliğine katılması gerekirken bu zorunluluğa uymadığı, 14.09.2016 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine teslim olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 73 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunmalarında nişanlısı ile yaşadığı sorunlar sebebiyle süresinde Birliğine katılamadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
Sanığın süresinde Birliğine teslim olmadığına ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanaklar dosyada mevcuttur.
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın, izin süresini geçirmesine ilişkin, mazeret olarak ileri sürdüğü hususların askerlik hizmetine üstün tutulabilecek, kanuni ve geçerli mazeretlerden olmadığı anlaşılmakla; atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.