... ile Hazine ve Öztoprak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İspir Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.03.2012 gün ve 770/24 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı takipçisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı ... dava dilekçesinde 101 ada 1 ... parselin kadastro çalışmaları sırasında orta malı, mera niteliğiyle sınırlandırıldığını, taşınmaz içerisinde, mera niteliğinde bulunmayan kendisine ait bölüm bulunduğunu açıklayarak keşif sırasında sınırları ve miktarı belirlenecek kendisine ait taşınmazın aynı ada son parsel numarası ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürlüğüne dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşı yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Davalı ... Tüzel Kişiliğine temsilen Köy Muhtarına dava dilekçesinin tebliğ edildiği dava konusu edilen yerin davacıya ait olduğunu açıklamıştır.
Mahkemece, taşınmazın mera niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1,996 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan sınırlandırılmanın iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu yerin mera olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava koşulu üzerinde durulmadığı gibi, yapılan araştırma ve incelemede hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı dava dilekçesinde, dava konusu yerin kendisine ait olduğunu açıklayarak sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, miras bırakanlarından kaldığı konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ise, dava konusu yerin, davacının anne tarafından dedesi Hasan Türk ve baba dedesi ... Türk’den kaldığını açıklamış, ancak tescili istenen yerin davacıya intikal biçimi konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. Bu nedenle, öncelikle miras bırakanları Hasan Türk ve ... Türk’ün veraset belgelerinin alınması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, alınacak veraset belgesinin dosyaya eklenmesi,
Krokide A harfiyle işaretlenen taşınmaz bölümünün miras bırakanlardan satış, bağış veya terekenin paylaşımı sonucu davacıya düşmüş ise, davanın bu hali ile yürütülmesi ve aşağıda belirtilecek eksikliklerin yerine getirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu yer, miras bırakanlarından kaldığına göre TMK.nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. Aynı kanunun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçıların birlikte 3. kişilere karşı dava açmaları gerekir. Davacı sadece kendi adına iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Şayet miras bırakanlarından kalan uyuşmazlık konusu yer, satış, bağış veya terekenin paylaşımı sonucu davacıya kalmamış ve tereke malı ise, terekeye dahil bir taşınmaz için, bir veya birkaç mirasçının tek başına 3. kişilere karşı aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi düşünülmelidir.
Mahkemece, 17.11.2011 tarihli yargılama oturumunda yani ilk celsede keşfin yapılmasına karar verilmiş, taraflar tanık ve delillerin bildirmeleri konusunda kendilerine herhangi bir süre ve imkan tanınmadığı gibi, yerel bilirkişi ve tanıkların ne şekilde keşifte dinlenecekleri konusunda da bir açıklamaya yer verilmemiştir. Keşif için verilen bu tür ara kararların usulüne uygun olduğu söylenemez. Bundan ayrı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında mera niteliğiyle tespit edilmiş ve tutanağın kesinleşmesiyle özel siciline kaydı yapılmıştır. Kural olarak ve Yargıtay uygulaması gereğince uyuşmazlık meraya ilişkin ise, yerel bilirkişi ve tanıkların meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasındaki kişilerden seçilir. Bu nedenle yaşlı yerel bilirkişilerin merada yararı bulunmayan komşu köy halkı arasından mahkemece belirlenmesi, aynı biçimde tarafların olay yerini bilen yaşlı tanıklarını belirleyip bildirmeleri konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, 101 ada 1 ... parsele komşu 3,4,5,6,7,8,10,11,12,13,14,15 ve 16 ... kadastro parsellerine ait kadastro tutanak ve ekleri ile kadastro sırasında bu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden, kadastro tespitinin yapıldığı 18.10.2007 tarihinden geriye doğru en az yirmi yıl (1977-1987 tarihleri arası) öncesine ait 2 ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı Mühendis ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243,244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazın daha önce açıklandığı gibi ... ve Hasan Türk’ten kalıp kalmadığı, kalmış ise terekelerinin mirasçıları arasında ve tüm mirasçıların katılımıyla paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım yapılmış ise, terekeden kimlere nerelerin düştüğü, düşen yerlere ait ada ve parsel numaraları belirlenerek bunlara ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları getirtilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulması, komşu taşınmazlara ait tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönüne ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye işaret ettirilmesinin sağlanması, hava fotoğrafları ile il Kadastro Müdürlüğünden istenen paftaların 1977 -1987 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğraflar ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi, bunların çekildikleri ve düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması, uzman bilirkişilerden Yargıtay ve tarafların denetimine açık gerekçeli, karşılaştırmalı rapor istenmesi gerekmektedir.
3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince miras bırakanlar ile tümmirasçılar bakımından miktar araştırması yapılması, belgesinden taşınmaz edinip edinmediklerinin Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğünden, zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden zilyetliğe dayalı tescil dosyalarının ise bulundukları mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlamaları yönünden değerlendirilmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.