Mahkumiyet
Suça konu çeki ele geçirip kullandıkları hususunda ifadelerinde tutarsızlık bulunmayan ve bu nedenle haklarında bu suçu iştirak halinde işlediklerinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların aynı müdafii ile temsil edilmelerinde bir sakınca görülmemiş, sanık ... yönünden, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'nın yasa değişikliği nedeniyle yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesi kararından önce başka suçtan hükümlü olarak alınan ifadelerinde vareste tutulmayı talep ettiğinin, iadeden sonra ise cezaevinde bulunmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamenin 1 ve 2 nolu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; sanık ... ve ... müdafii ile sanık ...'nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık ... hakkında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda; 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu hallerde infaza ilişkin bulunan aynı Yasanın 58. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, "tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan bahisle TCK'nun 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın çektirilmesinden sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında sanık ... hakkında kurulan hükümde yer alan 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, diğer sanıklar yönünden ise doğrudan ONANMASINA, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.