İlk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak kurulan mahkumiyet hükmü
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 134/2-1,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun reddine, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile temel cezanın alt sınırı belirlenirken hataya düşülmüş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 134/2-1,62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri; hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılan ile ilişkilerinin bulunduğu süreçte kendisine vermiş olduğu üzerinde sadece havlu olan fotoğrafları müştekinin kocasının çalıştığı işyerine bir zarf içerisinde attığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 134/2-1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, temel cezasının alt sınırı doğru belirlenerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.