İlk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak kurulan beraat hükmü

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanunun 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

Katılanın temyiz sebepleri; sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılanın facebook hesabından paylaşmış olduğu, üzerinde avukat cübbesi bulunan fotoğrafı sanığın kendi whatsapp hesabında paylaştığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 136. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandığı anlaşılmakla, katılanın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanığın ikrar içeren savunmasında da belirttiği üzere temin ettiği fotoğrafı, katılanın şahsi kullanımında bulunan facebook hesabında daha önceden yayınlanmış olduğu fotoğrafın katılanın kişisel verisi kapsamında olduğu, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle sanığın hukuka aykırı olarak katılanın rızası dışında temin ettiği fotoğrafları, kendine ait whatsapp hesabından paylaştığı eyleminin Dairemiz yerleşik içtihatları gereği 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında beraate hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanın temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.