Mahkumiyet
İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi kararının, katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla değişik Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği, buna karşılık muhatabın beyan adresi ile mernis adresinin aynı olması durumunda ise öncelikle şerhsiz tebligatın 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğe çıkarılıp, bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı adrese 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden doğrudan şerhli tebliğ yapılması gerektiği nazara alındığında, sanığın yokluğunda verilen İlk Derece Mahkemesi
gerekçeli kararının tebliğinin 23.06.2015 tarihli yakalama ile alınan ifadesinde beyan ettiği adresine usulsüz olarak yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığa gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin usulünce tebliğiyle, tebliğ - tebellüğ evraklarının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz isteği hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.