Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 517. maddesi hükmünde “mirasın ölümle açılacağını”, 439. maddesinde “birinci derecede mirasçıların müteveffanın füruu” olduğunu, 444/1.maddesinde “ölenin çocukları ile birlikte mirasçı olan karı veya kocanın dörtte bir miras alacağını” ve 440. maddesinde ise “füruu olmayanın mirasçısının baba ve anası olduğunu bunların eşit mirasçı olacaklarını ve bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde bütün mirasın diğer tarafa geçeceği” açıklanmıştır.
Öte yandan; gerek yürürlükten kaldırılan 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi ve gerekse 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 7. maddeleri hükümlerinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin iddiasını, bir başka deyişle hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, resmi sicil ve senetlerin belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturacağı, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatının kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmadığı açıklanmış, 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 29,4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30. maddelerinde ise doğum ve ölümün, öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir. Bu hükümler dikkate alındığında mirasçılık belgesi vermekle yükümlü Sulh Hukuk Mahkemelerinin miras bırakanın ölüm tarihini, ölüm tarihi itibariyle kimi veya kimleri mirasçı bıraktığını, bunlara mirastan ne oranda pay verileceğini öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlara göre belirlemesi gerekir. Miras bırakan nüfus sicilinde kayıtlı değil ise, böyle bir kişinin var olduğunun ve ne zaman öldüğünün, davacı ile mirasçılık bağının her türlü delille kanıtlanabileceği, bu konudaki ispat yükünün de davacı taraf üzerinde olacağı kuşkusuzdur. Miras bırakanın, ölüm tarihi ve mirasçıları nüfus sicilinde kayıtlı ve belli olmasına rağmen sicildeki bu kayıtların yanlış olduğunun öne sürülmesi halinde, bu iddialar ancak kayıt düzeltme davası sırasında ve bu davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemelerince incelenip değerlendirilebilir. Dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemeleri mirasçılık belgesine ilişkin davalarda kendi görevini aşan bu iddiaları inceleyemez ve resmi kayıtlar aksine karar veremez.
Dosya içeriğinde toplanan delillerden miras bırakan ...'in 02.10.1982 tarihinde bekar ve çocuksuz ölümü ile geride mirasçı olarak ana-baba bir kardeşleri ..., ..., ... ve ...'yi, baba bir kardeşleri ..., ... ve ...'yi ve ana bir kardeşleri ... ile ... ...'nu bıraktığı, ana-baba bir kardeşlerinden ...'ın 18.10.2004 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ..., ... ..., ... ve ...'yı bıraktığı, baba bir kardeşlerinden ...'nin 10.02.1993 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'yi bıraktığı, baba bir kardeşlerinden ...'nın 25.12.2002 tarihinde bekar olarak öldüğü ancak nüfus kayıtlarında ..., ... Köyü Cilt-98, Hane-44'de nüfusa kayıtlı 27.03.1970 doğumlu ... ... (...) isimli çocuğunun bulunduğu, ana bir kardeşlerinden ... ...'nun 22.05.2001 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü ile geride mirasçı olarak eşi ...'nu bıraktığı anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca, miras bırakanın bekar ve çocuksuz ölmesi nedeniyle mirasının yarısının annesi ...'nin mirasçılarına, diğer yarısının ise babası ...'in mirasçılarına gideceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, miras bırakan ...'in annesi ...'nin kayıtlı olduğu ... İlçesi ... Köyü Cilt-100, Hane-50'den, murisin ana bir kardeşleri ... ... ile ...'ın babaları ...'un nüfus kayıtları getirtilerek tüm mirasçılarının belirlenmesi gerekirken, mirasçılarda ve paylarında yanılgı oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, miras bırakanın baba bir kardeşlerinden ... ... ile ..., ... ve ... arasında kayden soybağı kurulmadığı halde mevcut kayıtların aksine karar verilmesi dahi isabetsiz, davalılardan ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 19.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.