Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; izin istediği halde kendisine izin verilmediğine, rapor alamadığına ve kendi isteğiyle Birliğine katılış yaptığından hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Bursa Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez K.lığı emrinde görevli sanığa 24.10.2015-27.10.2015 tarihleri arasında kanuni izin verildiği, daha önceki izinlerinde yol izni kullanması sebebiyle kendisine yol izni tanınmadığı, 26.10.2015 tarihinde özel bir hastaneden almış olduğu işgöremezlik raporuna istinaden kendisine 26.10.2015-05.11.2015 tarihleri arasında sıhhi izin verildiği ve en geç 05.11.2015 tarihi saat 00.00'da Birliğine katılış yapması gerekirken yapmadığı akabinde 03.12.2015 tarihinde kendi rızası ile Birliğine katılış yaptığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 73 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

Sanık hakkında tanzim edilen izin belgesi, iş göremezlik raporu, sanığın süresinde Birliğine teslim olmadığına ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanaklar dosyada mevcuttur.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın, izin süresini geçirmesine ilişkin, kız kardeşinin düğününe katılabilmek ve ancak 10 günlük rapor alabilmek şeklinde mazeret olarak ileri sürdüğü hususların askerlik hizmetine üstün tutulabilecek, kanuni ve geçerli mazeretlerden olmadığı anlaşılmakla; atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Hapis cezasına mahkûmiyetin Kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin uygulanmaması hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

09.09.2024 tarihinde karar verildi.