DURUŞMA İSTEMLİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekilince 05.05.2017 tarihli dilekçe ile katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2017/174 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun, yüzüstü yere yatırdığı katılanın mağdurenin üzerine çıkıp kıyafet üzerinden cinsel organını popo kısmına değdirerek üzerinde sallandığı, farklı zamanlarda olacak şekilde katılan mağdureye göbeğini kaşıttırma bahanesi ile cinsel organına dokundurttuğunun kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 43,31/3 ve 62. maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/2278 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza tayini ile zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenmesi ile takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulması gerektiğine, kendisini vekil ile temsil eden kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair katılan mağdurenin soyut iddiasından başkaca hiçbir delil bulunmadığına, dosyada mevcut rapor ve belgelerden sağlıklı bir psikolojiye sahip olmayıp ilaç kullandığı anlaşılan katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine, katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuğun babası ... hakkındaki benzer isnatlarından yürütülen yargılamada beraat kararı verilmesine karşın iş bu yargılamada kurulan mahkumiyet hükmünün adalete olan güveni zedelediğine ilişkindir.
1. 5271 sayılı Kanun'un 210/1. maddesinde “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.”, aynı Kanun'un 217/1. maddesinde ise “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” hükümlerine yer verilmekle, İlk Derece Mahkemesince o olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin duruşmaya getirtilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlendikten sonra toplanacak delillere göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla ve katılan mağdurenin soruşturma
aşamasında Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanına ilişkin CD içeriğinin çözümü yapılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 236/8. maddesine muhalefetle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.09.2024 tarihinde karar verildi.