Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun yasal süresinde itirazda bulunması üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece alacak yönünden istemin kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, tahliye talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Karar davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından 30.10.2012 tarihinde başlatılan tahliye talepli icra takibine itiraz edilmesi üzerine davacı vekili tarafından itirazın kaldırılması yanında tahliye de talep edildiği halde tahliye talebi yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
3-) Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İ.İ.K.68/son maddesi gereğince “itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın talebi üzerine icra tazminatına mahkum edilir.” Davalı taraf, takibe konu aylara ait kira bedellerini ödediğini kanıtlayamadığından itirazın kaldırılmasına karar verildiğine göre asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Yukarıda (2 ve 3) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.