Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... İlçesi Ebiç Köyü çalışma alanında bulunan ve 1990 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi tarafından düzenlenen 07.09.2015 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısma ilişkin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ilişkin şartların davacı lehine oluştuğu ispatlanamadığından bu kısım yönünden davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1,3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda, dava Hazine ve Taşhan Köyü Tüzel Kişiliği’ne karşı açılmış, bilahare 6360 sayılı Yasa gereğince yasal hasım konumundaki ... davaya dahil edilmiştir. Ne var ki; hükümden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin sınırlarının il mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle, tescil davası yönünden ilgili kamu tüzel kişiliği olarak yasal hasım sıfatını kazanan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da davada yer alması gerektiği mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu ndenle taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmeli, taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalıya davaya ilişkin savunmalarını ve delillerini sunması bakımından imkan tanınmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu husus düşünülmeden ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2016/18095 - K. 2020/992
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/18095 |
| Karar No | 2020/992 |
| Karar Tarihi | 09.03.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"