Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğünce karayolları çevre yolu kamulaştırmaları sırasında yüzölçümünün hatalı olduğunun fark edildiği belirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca re'sen yapılan düzeltme işlemi sırasında, ... İlçesi Merkez Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... adına kayıtlı olan 1130 parsel sayılı taşınmazının 23.500,00 metrekare olan yüzölçümünün 18.125,82 metrekare olarak; davalı ... adına kayıtlı 1175 parsel sayılı taşınmazın 15.000,00 metrekare olan yüzölçümünün ise 21.640,88 metrekare olarak düzeltmesine karar verilmiştir. Davacı ..., düzeltme işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait 1175 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların Kadastro Müdürlüğünün düzeltme kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkin olup, yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uygulamasına tabi tutulmuştur. Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan düzenlemede uygulama alanında işe başlamadan önce bu alan içinde kalan taşınmazlar hakkında mahalli hukuk mahkemelerinde, sınır veya yüzölçümüne yönelik devam eden davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesinin kadastro müdürü tarafından yazıyla istenerek temin edileceği; yine aynı Yönetmeliğin 28. maddesinde ise uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden taşınmazlardan mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu sınıra ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilip yüzölçümünün kesinleştirilemeyeceği; Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının ilgili Kadastro Mahkemesine devri hususunda mahalli hukuk mahkemesine bilgi verilip uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden bu taşınmazların tutanaklarının davalı olarak düzenleneceği ve tutanaklarda mahkemenin adı ile dosya numarasının belirtileceği; Kadastro Müdürünce davalı taşınmazlara ait tutanaklar ve eklerinin tasdikli birer örneği müdürlükte bırakılmak suretiyle asılları ile pafta örnekleri en geç 7 gün içinde ilgili Kadastro Mahkemesine gönderileceği" hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda 41. madde işlemine ilişkin dava devam ederken, 22-A maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmasında eldeki davadan söz edilerek davalı oldukları belirtilmek suretiyle kadastro tutanakları Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Hakkında kadastro tutanağı düzenlenen ve davalı olması nedeni ile tutanakları henüz kesinleşmeyen yer hakkında genel mahkemelerin değil Kadastro Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu kuşkusuzdur. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması zorunludur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, görev hususu göz ardı edilerek yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2016/10968 - K. 2020/999
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/10968 |
| Karar No | 2020/999 |
| Karar Tarihi | 09.03.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"