Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada 06/10/1995-10/09/2012 tarihleri arasında çalıştığını, en son görevinin eğitim ve kalite müdürü olduğunu geçersiz nedenle işten çıkarıldıktan sonra açtığı işe iade dosyasının lehine sonuçlandığını, buna rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek, jestiyon primi alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı tarafın iddia ve delillerini kabul etmediklerini, davacının iş akdinin sonlandığından sonra yapılan ödemeden yararlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı bankada 06/10/1995-10/09/2012 tarihleri arasında çalıştığı, en son görevinin eğitim ve kalite müdürü olduğu, istenen ve davalı bankaca ödenen jestiyon primi ödemelerinden 2012 yılına ait ödemeden davacının bu yıla ait ödemelerin yapıldığı tarihte görevi başında olmadığı için yararlandırılmadığı, ancak 2012 yılında çalışmış olan davacının çalıştığı günler için kıstelyevm esas alınarak belirlenen günler için bu prime hak kazandığı ve sırf ödeme tarihinde bankadan ayrılmış olmasının bu hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında prim ödetilmesi yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin prim talep hakkı vardır.

İşçinin işe iade kararı üzerine çalıştırılmadığı dört aya kadar boşta geçen süreye ait yasada geçen “diğer haklar” kavramına primler de dahildir. Başka bir anlatımla işçinin 4857 sayılı Yasanın 21. maddesinin üçüncü fıkrasında sözü edilen çalışmadığı en çok 4 aya kadar süre için bu dönemde çalışıyormuş gibi prim talep hakkı vardır. Hesaplama işçinin çalıştığı sıradaki ortalama mal veya hizmet üretimi verilerine göre yapılabilir.
Somut uyuşmazlıkta, 2012 yılı çalışması karşılığı olan prim alacağını talep eden davacının davalıya ait işyerinde 06/10/1995-10/09/2012 tarihleri arasında çalıştığı, açılan işe iade davası sonunda davacının işe iadesine karar verildiği, işe iade başvurusu üzerine davalı işverence davacının işe başlatılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının 2012 yılında çalıştığı dönem için kıstelyevm usulüne göre prim alacağı hüküm altına alınmıştır.
Geçersiz sayılan 10/09/2012 tarihli fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklarının belirlenmesi gerektiğinden, davacının 2012 yılının tamamı için prim alacağı talebinde haklı olduğu açıktır. Buna göre, Mahkemece 2012 yılının tamamı için prim alacağının hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, prim alacağının eksik şekilde hüküm altına alınması hatalıdır.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.