Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,62 ve 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca sanıklar ..... ve ..........., hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Lapseki Sulh Ceza Mahkemesinin 18/04/2012 tarihli ve 2011/8 Esas, 2012/195 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 24.09.2012 tarih ve 2012/14942 - 3991 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.10.2012 tarih ve 2012/257528 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Müşteki.............,'in 16/04/2012 tarihli dilekçesiyle sanık ... hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında sanıklar ......, ve......., hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/04/2009 tarihli ve 2009/3-64 Esas, 2009/83 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, açıklanmayan mahkûmiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması hâlinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceği cihetle, sanıklar ......., ve........., hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Lapseki Sulh Ceza Mahkemesinin 18/04/2012 tarihli ve 2011/8 esas, 2012/195 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Lapseki Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2102 tarihli ve 2012/54 değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmemekle birlikte,
Sanık ... hakkında Lapseki Sulh Ceza Mahkemesince verilen 18/04/2012 tarihli ve 2011/8 Esas, 2012/195 sayılı hükümle sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, kasten yaralama suçuna maruz kalan müşteki ...'in 16/04/2012 tarihli dilekçesiyle sanık ... hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi karşısında, şikâyetten vazgeçmenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/5. maddesine göre diğer sanık ...'a da sirayet edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Bu konuda dairemizin 17.10.2012 tarihli ve 2012/28854 esas,2012/34770 sayılı kararı ile aynı mahkeme ve aynı sanık hakkında karar verildiği anlaşılmakla, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.10.2012 tarih ve 2012/257528 sayılı ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.