İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan iddianamede suça ilişkin anlatım bulunmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kısmen kabulü ile dosya üzerinden yapmış olduğu değerlendirme neticesinde özel hayatın gizliliği suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılan ile görüştükleri süreçte katılanı ile yapmış oldukları telefon görüşmelerini kaydettiği, birlikte çekilmiş oldukları fotoğrafların sanığın cep telefonu incelemesinde ortaya çıktığı, iddianame anlatımında bu hususların bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanığın cep telefonunda bulunan ses kayıtları ve görüntülerin katılanın rızası dahilinde elde edilmiş olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığından sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Durağan Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.