Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2012 tarih ve 2012/200 D.İş. Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf vekili ve katılma yolu ile ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkilinin dava dışı şahıslar ile Türkiye'de bir televizyon kanalı kurmak için şirket kurduklarını, o tarihte yürürlükte bulunan RTÜK Kanunu uyarınca şirketin % 75 hissesine sahip bir Türk ortağa ihtiyaç duyduklarını ve bu sebeple karşı taraf... ile bir ortaklığa giriştiklerini, bu sözleşme ve protokolün inanç sözleşmesi niteliğinde olup karşı tarafın bu sözleşme ve protokolle B grubu niteliğindeki hisselerini A grubu hissedar olan müvekkili ve diğer ortaklara satmasını veya bunların gösterecekleri bir kişiye satmasını diledikleri an isteyebileceklerinin düzenlendiği, A grubu hissedar olan müvekkili ve diğer ortakların bu haklarını kullanmalarına rağmen karşı tarafın hisselerini devretmediğini, sözleşme ve protokole aykırı davrandığını, bu nedenle tahkime başvuracaklarını ileri sürerek karşı tarafın hisselerinin 3. kişiye devrinin önlemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden 08/05/2011 tarihinde ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile karşı tarafın, Al Jazeera Türk Yayıncılık Hizm. A.Ş.'deki B grubu hisselerinin tahkim yargılaması sonuçlanıncaya kadar 3. kişiye devrinin önlenmesine ve tedbir kararının şirket pay defterine işlenmesine karar verilmiştir.
Karşı taraf, yetki itirazında bulunarak, ihtiyati tedbir talep edenin daha önce de aynı sebebe dayalı ihtiyati tedbir talep ettiğini ve talebinin mahkemece reddedildiğini, ihtiyati tedbir talep edenin, bu kararı temyiz etmeyip, aynı sebeple bu sefer başka bir mahkemeden tedbir talep etmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, tedbir talep edenin yabancı olduğunu, bu nedenle MÖHUK 48' e göre teminat alınması gerektiğini, müvekkili ve tedbir talep edenin ortak oldukları şirketin A ve B grubu hisselerinin bulunmadığını, 6112 sayılı RTÜK Kanunu'na göre imtiyazlı hisse oluşturulamayacağını savunarak tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine, yeniden tedbir talebinde bulunulmasına yasal bir engel bulunmadığı, şirket merkezinin bulunduğu yere nazaran mahkemenin yetkili bulunduğu, yabancılık teminatı yönünden yapılan itirazın haklı olduğu gerekçesiyle tedbir kararına itiraz eden tarafın yerinde görülmeyen yetki itirazının ve HMK 394/2. maddesinde yer verilen ihtiyati tedbirin şartlarına ilişkin bulunmayan sair itirazlarının reddi ile % 15 yabancılık teminatı alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf vekili ve katılma yolu ile tedbir talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, karşı taraf vekili ve katılma yolu ile ihtiyati tedbir talep eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, karşı taraf vekili ve katılma yolu ile ihtiyati tedbir talep eden vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından taraflardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.