Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) Dava konusu taşınmazın değerinin tespiti bakımından arsa mı yoksa arazi mi olduğunun belirlenmesi gerekir. Bunun için de; taşınmazın değerlendirme tarihi olan 21.06.2004 gününde belediye imar planı içinde olup olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yaralanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı hususları Belediye Başkanlığından sorulup, alınacak yazı cevabına göre taşınmazın vasfı belirlendikten sonra; taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılarak,
Arsa ise taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınarak, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilip;
a) Dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak alınan taşınmazların imar uygulaması sonucu oluşan parseller olup olmadığı ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup,
b) Dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak alınan taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen 2004 yılı emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığından istenip,
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal ile dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri belirtilmek suretiyle emsal karşılaştırması sonucu dava konusu taşınmazın bedelini belirleyecek bilirkişi kurulu raporu alınarak;
Tarım arazisi ise; aynı Yasanın 11/1-f maddesi uyarınca o yörede münavebesi yapılan ürünlerin çeşitleri ile dekar başına verim miktarlarının İlçe Tarım Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2004 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorulup, taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde elde edilecek net gelirine göre değer tespit eden rapor sonucuna göre,

Hüküm kurulması gerekirken, bu yönteme uyulmadan düzenlenen geçersiz rapora göre karar verilmesi,
2) Dava konusu taşınmaza ait son tapu kaydının ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3) Kabule göre de; zeminin kamulaştırma değerine KDV adı altında ilave yapılarak yüksek bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.