Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1 ve 3-e maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 53/la-b-d-e. maddesinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2011 tarihli ve 2007/547 esas, 2011/597 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 14.11.2012 tarih ve 2012/16753-64165 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.12.2012 tarih ve 2012/294464 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 26/1. maddesinde "Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar." ile anılan Kanun'un 26/4. maddesindeki "Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci Maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür." seklindeki düzenlemeler nazarında, kayden 15/07/1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/05/2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuğun Çocuk Mahkemesinde yargılanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
2) Suç tarihi itibariyle 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
3) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten yaralama suçunun suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24. maddesine göre uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "uzlaşma" başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
4) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki belli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2011 ... ve 2007/545 esas, 2011/597 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine,dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.