Silâhla yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,62 ve 52. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair İncirliova Sulh Ceza Mahkemesinin 11/02/2011 tarihli ve 2010/93 esas, 2011/14 sayılı karanın müteakip, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olduğundan bahisle bu kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 20/06/2012 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/343 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 07.11.2012 tarih ve 2012/16587-62859 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.11.2012 tarih ve 2012/285479 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Sanık hakkında 11/02/2011 tarihli kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılması karan verildikten sonra, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmişse de, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasına neden olan, aynı Mahkemenin 08/02/2012 tarihli ve 2010/116 esas, 2012/69 sayılı kararına konu suç tarihinin 23/03/2010 olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinde yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." ve 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce işlenmiş bir suç nedeniyle kanuna aykırı olarak hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
2) Anılan Mahkemenin 11/02/2011 tarihli ve 2010/93 esas, 2011/14 sayılı ilk karan ile belirlenen 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasının sanık lehine kazanılmış bir hak teşkil edeceği dikkate alınmaksızın ve bu haliyle yalnızca daha önce açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

1) İncirliova Sulh Ceza Mahkemesi sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle 20.06.2012 tarihli ve 2012/131-343 sayılı hükmün açıklanmasına dair kararını; aynı mahkemenin 16.01.2012 tarihli ve 2011/359 esas, 2012/25 sayılı kararında aynı sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararına dayanarak vermiştir. Bu dosyada ise sanığın işlediği suç tarihi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesinden sonra denetim süresi içinde 12.07.2011 tarihidir. Bu nedenle sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması kararının doğru olduğu sonucuna varılarak mahkemenin takdirinde bu yönde bir isabetsizlik görülmeyerek kanun yararına bozmayı gerektirir hukuka aykırılık nedeni bulunmadığı anlaşılmakla,Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.08.2012 tarih ve 2012/211018 sayılı ihbarname içeriğinin (1) nolu bozma nedeni yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2) Anılan Mahkemenin 11/02/2011 tarihli ve 2010/93 esas, 2011/14 sayılı ilk karan ile belirlenen 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasının sanık lehine kazanılmış bir hak teşkil edeceği dikkate alınmaksızın ve bu haliyle yalnızca daha önce açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamenin (2) nolu bozma görüşünde ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden İncirliova Sulh Ceza Mahkemesinin 20.06.2012 ... ve 2012/131 esas, 2012/343 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hükmedilen sonuç cezanın 2000 Türk Lirası adli para cezasına indirilerek; infazın bu miktar üzerinden yapılmasına,hükmün diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.