Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, yargılama nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.125,00 TL vekalet ücreti zararının 17.11.2017 tarihinden, 7.815,93 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 15.000,00 TL'ye yükseltilmesi, tazminata esas dosyada vekalet ücretinin maddi zarar olarak verilmemesi gerektiğinden maddi tazminatın 7.909,20 TL olması gerektiği faizin talep gereği tutuklama tarihinden başlaması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.749,102 TL olması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin ceza evi koşullarında kulağının hasar gördüğünden bu hususun maddi ve manevi tazminat hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin haksız yargılama nedeniyle iş bulamadığını, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmaması gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/252 Soruşturma, 2018/6509 Karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.07.2017 - 27.12.2017 tarihleri arasında 169 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda 25.06.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 08.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeden kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının aynı konuda açmış olduğu başkaca bir tazminat davası olmadığının bildirildiği, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın belirlenmesine gelince; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, haksız olarak tutuklu kaldığı gün sayısı hususları; zenginleşme yasağı ilkesi ile birlikte gözetildiği, vekalet ücretine ilişkin, 29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği ancak, beraat kararı ile birlikte ödenen veya ödenmesi gereken miktardan daha fazla vekalet ücreti ödenmesi halinde, fazlaya ilişkin bu bedelin davacıya maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiği, böyle bir durumda da avukata ödenen paranın serbest meslek makbuzu veya geçerli bir belge ile ispatlanıp, ödemenin hüküm tarihinden önce yapılması gerektiği bu hali davacı hakkında yürütülen soruşturmada davacının avukat tarafından temsil edildiği, 17.11.2017 tarihinde 10.000,00 TL avukat hesabına havle yapıldığı ve avukatın 30.11.2017 tarihinde davaya konu soruşturma için vekalet verildiği, takipsizlik kararının 25.06.2018 tarihinde verildiği anlaşılmakla yapılan 10.000 TL ödemenin vekalet ücretine ilişkin olduğundan maddi zarar olarak değerlendirilerek ve 2018 yılı Avukatlık ücret tarifesine göre ödenmesi gereken 825 TL düşülmek suretiyle ödeme tarihinden itibaren itibaren işleyecek faiziyle 9125 TL Maddi tazminatın hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verldiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin gelir kaybı maddi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 660,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.