İNCELEME KONUSU

Mahkûmiyet

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2017/999 Esas, 2020/119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret suçundan, hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 85. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 360,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 09.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.10.2021 tarihli ve 94660652-105-34-13908-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,

24.11.2021 tarihli ve KYB - 2021/132341 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2021 tarihli ve KYB - 2021/132341 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 85/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 29/02/2008 tarihinde işlediği, 04/04/2008 tarihinde mahkemesince ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 02/12/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24/06/2011 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02/12/2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 24/06/2011 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı sanığın sorgusunun yapıldığı 04/04/2008 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 06/02/2020 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2017/999 Esas, 2020/119 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeni, hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.09.2024 tarihinde karar verildi.