Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında orman arazisinde işgal ve faydalanma eyleminin yapıldığının belirtilmesi, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; keşif günü itibariyle sürülü bulunan 2561 m2'lik suça konu yerin 1980 yılında kesinleşmiş orman tahdidi sınırları içinde bulunduğunun tespit edilmesi, sanığın savunmasında suça konu yerin annesinden miras kaldığını ancak tapusunun olup olmadığını bilmediğini beyan etmesi karşısında, kesinleşen orman kadastrosunun herkes tarafından bilinmesi gerektiği de dikkate alınarak sanığın sabit olan eylemi nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 93/1-2 maddeleri ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.