SUÇLAR: Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Beraat, mahikmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların mağdurlara bıçak çekerek Yavuz Sultan Selim ilköğretim okulunun yanına götürdükleri, orada sanıklardan ... ve ...'nın mağdur ...’in yanında kaldıkları, diğer sanıklar ... ve ...’ın da mağdur ...’u olay yerinden 50 metre kadar uzağa götürdükleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mağdur ...’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’ya yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet ve sanık ... hakkında mağdur ...’ya yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve nitelendirmede Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150,234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanının ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerden “sanık ... için; soruşturma müdafii gideri 146 TL, soruşturma aşamasında görevlendirilmiş bir vekil avukat ücreti 48,67 TL, kovuşturma müdafii gideri 150,67 TL, suça sürüklenen çocuk ... için; soruşturma aşamasında görevlendirilmiş bir müdafii ücreti 146,00 TL, CMK. uyarınca soruşturma aşamasında görevlendirilmiş bir vekil avukat ücreti 73,00 TL, CMK. uyarınca kovuşturma aşamasında görevlendirilmiş bir müdafii ücreti 452,00 TL, suça sürüklenen çocuk ... için; CMK. uyarınca soruşturma aşamasında görevlendirilmiş bir müdafii ücreti 146,00 TL, CMK. uyarınca soruşturma aşamasında görevlendirilmiş bir vekil avukat ücreti 48,67 TL, kovuşturma aşamasında; CMK. uyarınca kovuşturma aşamasında görevlendirilmiş bir vekil avukat ücreti 150,67 TL olan zorunlu müdafii ücretlerinin sanıklardan tahsil edilerek hazineye gelir kayıt edilmesine” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’ya yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan beraat, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’e yönelik nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’ya yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan beraat ve mağdur ...’e yönelik nitelikli yağma suçundan mahkumiyet ile sanık ... hakkında mağdur ...’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Olay günü gece vakti sanıkların birlikte alkol aldıkları sırada, yakınlarından geçen mağdurlara ‘’Uçmak istermisiniz ‘’ diyerek laf attıkları, mağdurların da ne olduğunu anlamak için sanıkların yanına geldikleri sırada sanıkların mağdurlara bıçak çektikleri, sanıklardan ... ve ...'nın mağdur ...’in yanında kaldıkları, diğer sanıkların da mağdur ...’u olay yerinden 50 metre kadar uzağa götürdükleri, bıçak çekerek 20 TL parasını aldıkları, diğer sanıkların da bıçak çekerek mağdur ...'in mont, ayakkabı, cep telefonu ve 170 TL parasını aldıkları ve ayrıca sanıklar ... ve ...’nin ...'i darp ederek (1) hafif derece kırık oluşturacak şekilde yaraladıkları olayda, sanıkların hep birlikte hareket ederek mağdurlar üzerinde baskı kurdukları, böylece sanıkların ayrı ayrı her iki mağdura yönelik gerçekleştirilen eylemlere iştirak ettiklerinin anlaşılması karşısında, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’ya yönelik nitelikli yağma suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...’e yönelik nitelikli yağma ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış kasten yaralama suçlarından mahkumiyet hükmü yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, suça sürüklenen çocuk ...’nın hüküm tarihinden sonra, 03/07/2016, sanık ...’in ise 21/06/2020 tarihinde öldükleri anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.