Davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Çekişmeli, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Köyü 101 ada 136 parsel sayılı 119.206,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığının anlaşıldığı açıklanarak, kıraç kayalık vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 29.05.2006 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Köyünde babasından kalma 120 dönümlük tarlasının olduğunu bu yerin yapılan kadastro tespit çalışması sonrasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin ziraat alanı olduğunu, dedesinden babasına, babasından da kendisine miras yoluyla kaldığından, 101 ada 136 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan 120 dönümlük tarlanın tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesini istemiş, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıya ırsen intikal eden taşınmaza ilişkin zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davalı Hazineye yönelik davanın kısmen kabul kısmen reddine, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Mahallesi 101 ada 136 nolu parsele ilişkin davalı Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 7.282,90 metrekarelik kısmına yönelik kaydın iptali ile 101 adaya son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiş, karar davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar hükme esas alınan orman mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporlarında imar ihyanın tamamlandığı ve kullanımdan bahsedilmekle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; taşınmazın kadastro tespitinin 2006 yılında kıraç kayalık vasfıyla Hazine lehine yapıldığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın % 20-25 eğimli olduğu, teraslama yapıldığı taktirde bağ ve kayalık alana adapte olabilecek antepfıstığı ve badem ağaçları dikilebileceği, ayrıca mahalli bilirkişilerce 8-10 yıldır tarım yapılmadığının beyan edildiğinin belirtildiği, bu haliyle jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporu ekinde bulunan 1973,1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarının dosya içeriğini yansıtmadığı, hava fotoğraflarından ve ziraat bilirkişi raporundaki güncel fotoğraflardan taşınmazın halihazırda taşlık olduğu, zirai amaca uygun kullanımın olmadığı, başka bir anlatımla imar ihyanın olmadığı anlaşılmakla, zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekirken, aksine görüş ve kanaatle kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, az yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1,2,3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.