İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu kaydında düzeltim (yüzölçümü düzeltilmesi)
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyü hudutları içinde 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre ormanların tahdidi 14.10.1942 tarihinde kesinleşmiş, 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) uygulaması 01.12.1988 tarihinde kesinleşmiş, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulaması 28.05.2012 tarihinde kesinleşmiş, 766 sayılı Tapulama Kanununa (766 sayılı Kanun) göre tapulama çalışması 24.11.1974 tarihinde kesinleşmiş, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca güncelleme çalışması 26.02.1993 tarihinde kesinleşmiş, ... Köyü hudutları içinde 3116 sayılı Kanuna göre ormanların tahdidi 126.11.1941 tarihinde kesinleşmiş, 3302 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması 13.01.2005 tarihinde kesinleşmiş, 4999 sayılı Kanun uygulaması 16.03.2007 tarihinde kesinleşmiş, 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) uygulaması 19.08.2010 tarihinde kesinleşmiş, 3402 sayılı Kanun uyarınca kadastro tespiti 01.06.2007 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, Antalya ili Kaş ilçesi ... Mahallesinde bulunan 343 ada 1 parsel sayılı 16.759,29 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ile ... Mahallesi 189 ada 1 parsel sayılı 7.400 metrekare yüzölçümlü taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına rağmen 01.06.2007 tarihinde yapılan kadastro sırasında bu durumun dikkate alınmayarak orman olarak değerlendirildiği ve kadastro dışında bırakıldığından, taşınmazların 6831 sayılı Kanuna göre orman dışına çıkarılan yer olduğunun tespitine, cinsinin zeytinlik veya tarla olarak düzeltilmesine, kullanıcılarının müvekkilleri olarak belirlenmesine karar verilmesini istemiş, davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, diğer davalı ... İdaresi davanın reddini savunmuştur.
Dava, Hazine adına orman vasfı ile kayıtlı taşınmazlara 2/B şerhi verilmesi ve kullanıcı tespiti yapılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazlardan 343 ada 1 parselin ''Eylemli Orman'' ve ''Orman Sayılan Yerlerden'' olduğu, diğer çekişmeli taşınmaz 189 ada 1 parselin ''Devlet Ormanı Sayılan Yer'' yerlerden olduğunun belirlendiği, dolayısıyla 2/B kapsamında orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerden olmadığı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanılamayacağı ve 2/B vasfında olmayan taşınmazlar ile ilgili hak sahipliği tespiti yapılmayacağından davacıların dava konusu taşınmazların 2/B maddesi kapsamında kaldığının tespiti ile hak sahipliğine karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporlarında taşınmazların 2/B blok parseli içinde olduğu bildirilmiş ise de tapu kayıtlarına göre taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, tapuda orman niteliğinde bulunan yerlere 2/B şerhi verilemeyeceğinden davacının tapuda orman olarak kayıtlı yerde taşınmazın 2/B kapsamında kalan yerlerden olduğuna yönelik isteminin ilgili idare nezdinde ileri sürülmesi gerektiği anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Süleyman Avkıran vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368.30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.