Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4/3 üncü maddesi hükmüne göre yapılan kadastro çalışması neticesinde Konya ili Çumra ilçesi ... Köyü, Bozalan mevkii 101 ada 1 parsel nolu taşınmaz 12.581.464 m2 yüz ölçümüyle 15.08.2006 tarihinde orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş 18.08.2006-18.09.2006 tarihleri arasında askı ilanına alınmıştır.
Davacılar 26.12.2006 tarihli dava dilekçesinde özetle; murislerinden kalan ve zilyetliklerinde bulunan yaklaşık 8 dönüm yüzölçümündeki tarlanın Konya ili Çumra ilçesi ... Köyü, Bozalan mevkiinde bulunan 101 ada 1 parsel nolu orman parseli içerisinde bırakıldığını, taşınmazın atalarından kaldığını, 60-70 senedir taşınmazı nizasız fasılasız kullandıklarını, taşınmazın ormanla bir ilgisinin olmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan tespitinin iptaline, kendi adlarına 1/2 hisseli olarak tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişler, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "Davanın kabulüne ve ... köyü 101 ada 1 nolu taşınmazın 10.07.2007 günlü bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10914,639 m2 lik kısmının kadastro tesbitinin iptaline, bu yerin davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan bölümün tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/9942 Esas, 2018/331 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 10914,639 m2 lik kısmının kadastro tesbitinin iptali ile bu yerin davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar usûl ve kanuna aykırı olup mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, davacı gerçek kişi kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmış olduğuna göre, öncelikle, dava konusu edilen (A) harfi ile gösterilen yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının ve zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin usûlünce araştırılması gerektiği, tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp davaya konu (A) harfi ile gösterilen taşınmazın niteliği ile konumu ve o tarihlerde tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı mahkemece saptanması gerektiği, orman bilirkişi raporu ekinde çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresini gösterir kadastro paftası ile 1957 tarihli hava fotoğrafında çakıştırma yapılması gerektiği, (A) harfi ile gösterilen taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, kesinleşerek tapuya kaydedilmiş iseler tapu kayıtları ve dayanaklarının eksiksiz olarak getirilerek yöntemine uygun zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması" gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacıların zilyetliğinin 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki koşulları taşıdığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 09/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporu ve 24.01.2020 havale tarihli ek bilirkişi raporunda gösterilen 10.914,639 m2 kısmın Kadastro tespitinin iptaline, bu yerin 1/2 hisseli olarak Elyas kızı 1964 doğumlu ... ile ... oğlu 1965 doğumlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 2.570.549,37 m2 lik kısmının tespit gibi orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan incelemede bilirkişi heyeti ek raporunda belirtildiği üzere dava konusu (A) harfiyle gösterilen taşınmazın eylemli hali itibariyle %20-25 meyilli, toprağı orta taşlı yapıda keşif tarihi itibariyle sürülü olup ekili olmayan içerisinde 2 adet 60-70 yaşlarında ahlat ağacı ve kapalılık teşkil etmeyecek şekilde münferit dağılımlı ve korunmuş oldukları belirlenen yaşları 20-40 arasında değişin palamut meşesi ağaçları bulunduğu, 1960 tarihli memleket haritasında yeşil renkli bağlık alan, 1989 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ibreli yapraklı alanda kaldığı, mahalli bilirkişilerin soyut beyanları karşısında zilyetlik koşullarının gerçekleşmiş olduğuna dair şüpheden uzak somut delillere rastlanılamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalıdır. Yine (B) harfi yönünden kurulan hükümde de davanın reddiyle yetinilmesi gerekirken yeniden Orman vasfıyla Hazine adına tescil hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 günü oy birliği ile karar verildi.