Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında, 24.09.2013 keşide tarihli senetten kaynaklı borca istinaden Samsun İcra Müdürlüğü’nün 2018/114283 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmemesi üzerine iş bu takibin kesinleştiğini, haczi kabil malı bulunamadığını, ancak davalı borçlu ...'ün dava konusu 11 adet parseldeki 1/8er hissesini oğlu ve icra takibinde diğer borçlu olan Umut Gönül'ün kayınvalidesi ...'e 21.09.2018 tarihinde devrettiğini, satışların düşük bir bedelle yapıldığını, davalıların alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla hareket ettiklerini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin satış esnasında, davacı tarafça bahsedilen ...'e ait borçtan haberi olmadığını, taraflar arasında yakın bir akrabalık ilişkisi olmayıp, müvekkilinin bu durumdan haberdar olmamasının hayatın gündelik akışına uygun olduğunu, tapu harcının daha düşük çıkması amacıyla devir bedelinin daha az gösterildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın değerinin harç ve masraflar göz önünde bulundurularak belirlendiğini, ayrıca bu tasarruf işleminin mal kaçırma kastıyla yapılmamış olup, gerçek bir satış olduğunu, hakkında icra dosyasında kesin veya geçici aciz vesikası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerleri ile tapudaki satış bedelleri arasında farkın bulunduğu, tüm taşınmazların aynı gün devredildiği, davalı ...'in icra takip dosyasında borçlu olarak görünen davalı ...'ün oğlu Umut Gönül'ün kayınvalidesi olması sebebi ile borçları bilebilecek durumda olduğu, davalı ...'ün malvarlığının borcuna yetmediği ve alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ederek dava konusu tasarruf işlemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ordu ili, Altınordu ilçesi, Teyneli mahallesi,117 ada 31 parsel ile 146 ada 11,13,14,15,18,19,20,25,26 ve 37 parselde yer alan taşınmazlardaki 1/8 hissenin davalı borçlu ... tarafından davalı Tülin Türkmen'e 21.09.2018 tarih 18493 yevmiye nolu temlikine ilişkin tasarruf işleminin iptali ile; davacı alacaklıya Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2018/114283 esas sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ün aciz halinde olmadığını, 3. kişi konumunda olan müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, satış esnasında, ...'e ait borçtan haberi olmadığını, taraflar arasında yakın bir akrabalık ilişkisi olmayıp davalı ...'ün bu durumdan haberdar olmamasının iyiniyetli olduğunu gösterdiğini, dava konusu taşınmazlar için tapuda gösterilen satış bedelinden daha fazla bedel ödeyerek satın aldığını, tapudaki satış bedelinin asıl ödenen bedelden daha az gösterilmesinin nedeninin satış harcının daha düşük çıkması olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3. kişi ... davalı borçlu ...'ün oğlu ve aynı zamanda icra takibinin diğer borçlusu olan ...'ün kayınvalidesi olup, İİK'nun 280/1 inci maddesi gereğince davalı 3. kişinin borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ve aksinin de ispatlanamadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.