Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/22302 Esas, 2017/23267 Karar sayılı bozma ilamına konu Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/1393 Esas, 2015/354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmolunan hapis cezasından çevrilen 12.000,00 TL adli para cezasının ve belirlenen taksit sayısının aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezasının ödenmesine ilişkin taksit sayısının azaltılması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 51. ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkarılması ve hükmün ilgili yerine "1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibarıyla, sanığın neticeten doğrudan verilen 10.000,00 TL adli para cezası ve hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin yazılması, yine, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafta yer alan "10" ibaresinin çıkarılarak yerine "24" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.