Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 363.maddesi gereğince icra mahkemesinin temyiz kabiliyeti bulunan kararlarına karşı tefhim veya tebliğinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Somut olayda, taraf vekillerine tefhim edilen kısa kararda yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm oluşturulmadığı, gerekçeli kararda hükme bağlandığı görülmektedir. Bu durumda, borçlu tarafından mahkeme kararı yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edildiğine göre, temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işleyecektir ve borçlu vekiline gerekçeli karar tebliğ edilmediğinden temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, mahkemenin, borçlunun temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine ilişkin 13/12/2010 tarih ve 2009/540 esas-2010/347 karar sayılı kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildi.
Borçlunun temyiz incelemesine geçildi;
İİK.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1.maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı kanunun ek 1.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 01.01.2010 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu değerin 4.110,00 TL.yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
Temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.