Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan usul kanunumuzda tespit davaları düzenlenmemiş olmasına rağmen öğreti ve uygulamada hukuki yararının mevcut olması koşuluyla bu tür davaların dinlenebileceği, muhdesat tespiti davalarının dinlenebilmesi içinde kural olarak, taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemiyle açılmış bir dava ya da kamulaştırma işleminin bulunması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince; dosya kapsamından, dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 1278 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış olan Ortaklığın Giderilmesi davasının sonuçlanarak 08.12.2009 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 18.02.2010 tarihinde açıldığı, dava tarihinde taşınmaz hakkında görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı, taşınmazın kamulaştırmasının da söz konusu olmadığı, bu olgular gözetildiğinde eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle red kararı verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgının sonuca etkisi bulunmadığından sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacıdan alınmasına, 19.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.