Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanık ...'in temyiz istemi hakkında yapılan incelemede:
Sanığın yüzüne karşı verilen ve 06/11/2014 tarihinde tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14/11/2014 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede:
Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık ... hakkında mala zarar verme, kasten yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
a) Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
b) Sanık ... hakkında müşteki ...'e karşı mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçunun 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de CMK'nin 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca mala zarar verme suçunun hüküm tarihinde uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle kasten yaralama suçu bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hükümden sonra, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle CMK’nın 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan engelin ortadan kaldırıldığının anlaşılması karşısında, mala zarar verme ve kasten yaralama suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.