Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Akçaova Köyü, 116 ada 212 parsel sayılı 3000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazda zilyet olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairenin 07.07.2010 gün 2010/6409 - 9695 sayılı kararı ile; [Mahkemece 1959 tarihli memleket haritasında (A) = 136.58 m2 bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu ve bu bölümdeki orman örtüsünün 25 - 30 yıl önce kaldırıldığı, (B) = 2864.34 m2 bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği,
“...1) Hazinenin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazları bakımından; taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu, 1998 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı, bu tarihe kadar orman olması nedeniyle, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, orman sınırı dışında bırakıldığı 1998 yılı ile davanın açıldığı 2007 yılı arasında kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin geçmediği anlaşıldığından, (A) bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği,
2) (B) bölümü yönünden mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın tesbiti ham toprak olarak yapıldığına ve davacı zilyetliğe dayalı dava açtığına göre, 3402 sayılı Kanunun kazandırıcı zamanaşımı ve imar, ihya yoluyla taşınmaz edinmeyi düzenleyen 14. ve 17. madde koşullarının oluşup oluşmadığının resmî belgelere göre belirlenmesi ...”] gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın feragat nedeni ile reddine ve dava konusu taşınmazın tesbit gibi tesbit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20.01.1998 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yanlış ise de, bu husus hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasına, "davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca 250.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi göndermesiyle H.U.M.K’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.