Taraflar arasında Antalya Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun asli müdahil Orman İdaresi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş olup, bu kez davacılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil (davacı) Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli 1255 parsel sayılı taşınmazı uzunca bir süre ... Kıldan tarafından imar ve ihya edildiği ve 3-4 yıl önce muhtar satışı ile vekil edenine satıldığı, o tarihten beri zilyedi vekil edeninin olduğu ve vekil edeni adına yazılması gerekirken davalılar adına yazıldığı iddiasıyla çekişmeli taşınmazın vekil edeninin kullanımında olduğunun ve üzerindeki zeytin ağaçlarının vekil edenine ait olduğunun tespit edilerek ilanın düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; 20379 ada 1255 parsel sayılı taşınmazı yıllardan beri kullandığı ve zilyetliğinin tarafına ait olduğu iddiasıyla tapu kayıtlarındaki ismin ... olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; 20379 ada 1255 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından başka kişilere satılarak haksız kazanç elde edildiği, gerçek varislerin mağdur edildiği iddiasıyla satışın iptali ve tekrar hak sahiplerine geri verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ... vekili dava dilekçelerinde özetle; 20379 ada 1255 parselin davalılar adına tespit olunduğu, davalıların bu parselde hiçbir zilyetlerinin olmadığı, uzunca bir süredir vekil edeninin zilyetliğinde olduğu, taşınmazın 2/B vasfında olduğu ve zilyetlik devir sözleşmesiyle vekil edenlerine intikal ettiği, taşınmazın Mustafa Kıldıran varislerinden devir ve teslim alındığı, dilekçe ekindeki krokide gösterilen 1151/A ile gösterilen taşınmazın Hazine ihale yoluyla alındığı ve tamamının 2/B vasfında olduğu, hiçbir suretle satış, devir ve temlike konu olamayacağı, işlemin yolsuz tescil hükmünde olduğu iddiasıyla 20379 ada 1255 parseldeki 2926,46 m²lik alana ilişkin itirazlarının kabulü ile tespitlerin iptali ve tamamının vekil edeni adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ... vekili dava dilekçelerinde özetle; 20379 ada 1254 parseldeki 5149,75 m² ve 1151/A ile gösterilen parselin 16.523 m²lik kısmının davalı ... Sayın adına tespit olunduğu, dilekçe ekindeki krokide gösterilen 1151/A ile gösterilen taşınmazın Hazinesinden ihale yoluyla alındığı ve tamamının 2/B vasfında olduğu, hiçbir suretle satış, devir ve temlike konu olamayacağı, işlemin yolsuz tescil hükmünde olduğu iddiasıyla 20379 ada 1254 parseldeki 5149,75 m² ve 1151/A parseldeki 16.523 m²lik alanlara ilişkin itirazlarının kabulü ile tespitlerin iptali ve tamamının vekil edeni adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Hazine tarafından verilen dilekçe ile; çekişmeli 20379 ada 1254 parsel sayılı taşınmazın kimsenin kullanımında olmadığı iddiasıyla kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhlerinin iptali ile taşınmazın kullanımsız, eylemli orman vasfıyla çalılık niteliğinde olduğuna karar verilmesi istemiyle davaya katılınmıştır.
Orman İdaresi tarafından verilen dilekçe ile; 20379 ada 1254 parsel sayılı taşınmazın eylemli orman vasfında olduğu halde kullanım tespiti gördüğü, yapılan işlemin yerinde olmadığı iddiasıyla kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhlerinin iptali ile taşınmazın kullanımsız, eylemli orman vasfıyla çalılık niteliğinde olduğuna karar verilmesi istemiyle davaya katılınmıştır
İlk Derece Mahkemesince davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebi ile tüm davalar eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen kararın, davacılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekili tarafından edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Dava, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen ek 4 maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasına itiraza ilişkindir. Mahkememizce verilen 25.10.2018 tarihli 2010/80 esas, 2018/246 karar sayılı ilamının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarih 2019/370 esas, 2019/609 karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, bu ilam doğrultusunda dosyanın incelenmesinde gerek birleşen 2010/116 esas sayılı dosyada yapılan keşif, gerek de yargılama sırasında yapılan 2 adet keşfin yeterli görülerek yeniden keşif yapılmadığı, davaya konu 20379 ada 1255 parsel sayılı taşınmazın birleşen 2010/127 esas sayılı dosya davacısı ...'nün kullanımında olduğu yönünde verilen mahkeme kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarih 2019/370 esas, 2019/609 karar sayılı ilamının 1 nolu bendinde açıklandığı üzere davacı ...’nün ekonomik amaca uygun olarak 31.12.2011 tarihinden önce taşınmazda fiili kullanım başladığı anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden verilen hükümde usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı belirtildiği ve mahkeme hükmü kaldırıldığı için yeniden ...'nün davasının kabulü ve bu taşınmaza dava açan ana dosya ve birleşen dosya davacılarının davalarının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yine dava konusu 20379 ada 1254 parsel sayılı taşınmazın ... adına kullanıcı şerhi verildiği birleşen 2010/113 esas sayılı dosya davacılarının kendi adlarına şerh verilmesi istemi olduğu, 25.09.2013 tarihinde keşif yapıldığı (2010/116 esas sayılı dosyada), keşifteki mahalli bilirkişi beyanında dava konusu 1254 parselin davalı tarafından ormandan açılalı 3 yıl kadar olduğu ve tespit bilirkişisinin tespit esnasında taşınmaz içerisindeki yapı ve zeytin nar ağaçlarının mevcut olmadığı beyanı, 04.11.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın imar ihya edilmediği, üzerinde çok sayıda kızılçam ağacının bulunduğu, orman ile bütünlük arz ettiği, eğiminin %8-12 arasında olup, üzerindeki meyve ağaçlarının 4-5 yaşlarında olduğu ve kızılçam ağaçlarının altına dikildiği, tarım arazisi vasfında olmadığını belirttiği, 15.03.2018 tarihinde keşif yapıldığı, mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişileri tarafından bu kısmın kimsenin kullanımında olmadığı beyanları, 16.07.2018 tarihli ziraat bilirkişi raporu 1254 parselin toprak yapısı ve üzerindeki bitki örtüsü bakımından bitişiğindeki orman arazisi ile aynı yapıda olduğunu belirtildiği, Orman İdaresi tarafından müdahale talebinde bulunulduğu ve mahkeme kararında bu müdahaleye karşı olumlu veya olumsuz karar verilmediği, dava konusu parselin çamlık vasfında olup kullanılmadığının anlaşıldığından Orman İdaresinin davasının kabulüne ve Hazinenin davası yönünden 6292 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi göz önüne alınarak dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Birleşen 2010/113 esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ..., ..., ...'un dava konusu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi eski 1151 yeni 20379 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik davası yönünden bu parselde kullanım kadastrosu yapılmadığı ve kadastro tutanağı düzenlenmediği anlaşıldığından kadastro mahkemesinin görevi hakkında kadastro çalışması yapılıp kadastro tutanağı düzenlenen ve askı ilanına çıkartılan taşınmazlarla ilgili askı ilan süresi içerisinde açılan davalara bakmak olduğundan hakkında ek-4 kadastro çalışması yapılmayan ve tutanak düzenlenmeyen bu taşınmaz yönünden davaların genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi zorunlu bulunduğundan 20379 ada 16 (eski 1151) parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan dava yönünden mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile "1.Ana dosya davacısı ...'ün davasının sübut bulmadığından reddine, 2.Birleşen 2010/83 esas sayılı dosya davacısı ...'nın davasının sübut bulmadığından reddine, 3.Birleşen 2010/127 esas sayılı dosya davacısı ...'nün davasının kabulüne, 4.a. Birleşen 2010/113 esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ..., ..., ...'un dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 20379 ada 1254 ve 1255 sayılı taşınmazlara yönelik davalarının sübut bulmadığından reddine, b.Birleşen 2010/113 esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ..., ..., ...'un dava konusu Antalya ili ... İlçesi ... Mahallesi eski 1151 yeni 20379 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik davası yönünden Mahkememizin görevsizliğine,- Dosyanın, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurulması durumunda görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, - Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2. maddesi gereğince, davaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, devam edilmemesi durumunda talep üzerine Mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespitiyle davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5 inci Müdahil Hazine'nin davasının 6292 sayılı Kanun'un 9/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 6 ncı Müdahil Orman İdaresi davasının kabulüne, 7 inci Dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 20379 ada 1254 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4.maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine; "Bu taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz çamlık vasfında olup kullanımsızdır." şerhi yazılmak suretiyle çamlık vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 8 inci dava konusu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi 20379 ada 1255 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine; "Bu taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz ... oğlu 01.04.1954 doğumlu ... T.C. Kimlik numaralı ...'nün kullanımındadır." şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hükmün davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava, 3402 sayılı Kanun 5831 sayılı Kanuna eklenen ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasına itiraza ilişkindir. Dosya kapsamına ve Dairemizin 2019/370 esas, 2019/608 karar sayılı 01.10.2019 tarihli kararındaki gerekçelere göre davalı ..., davalılar ... ve ..., davacılar ... ve arkadaşlarının istinaf istemi yerinde değildir. Davalı ... mirasçılarının istinaf istemine gelince davalı mirasçıları 1254 parselin tespit bilirkişilerinin dinlenmediğini belirtmiş iseler de tespit bilirkişisi ...’in birleşen 2010/116 esas sayılı dosyada 25.09.2013 tarihli yapılan keşifte dinlendiği üzerinde bulundukları yeri ...’ın sahiplendiğini taşınmaz içerisindeki yapı ve zeytin ağaçlarının son iki üç yıl içinde inşa edilip dikildiğini, yani 2010 yılında yapılan kadastro için geldiklerinde taşınmaz içerisindeki bu yapı ve zeytin ağaçlarının bulunmadığını bildirdiği mahalli bilirkişiler ..., ..., ... ve ...’ın da 1254 parseli Orman olarak bildiklerini 15.03.2018 tarihli keşifte belirttikleri, 1254 parselin tespit bilirkişisi ...’in aynı hususları 15.03.2018 tarihli keşifte tekrarladığı anlaşıldığından ... mirasçılarının da istinaf istemi yerinde değildir. Müdahil OGM’nin istinaf istemine gelince 1254 parselin Orman vasfı ile hazine adına tescili gerekirken çamlık vasfı ile yazıldığından hükmün kaldırılması gerektiği" belirtilerek "A) İstinaf başvurusu yönünden; 1-)Müdahil OGM vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 17.12.2019 gün 2019/57 E. 2019/219 K. Sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ..., davalılar ... ve ..., davacılar ... ve arkadaşları ile davalı ... mirasçılarının istinaf isteminin reddine, 2-)OGM’den yasa gereği harç alınmasına yer olmadığına, hazine dışındaki istinaf edenlerden alınan harçların mahsubu ile bakiye 4,90’ar TL nin istinaf edenlerden alınmasına, 3-)Müdahil OGM tarafından yapılan 84,00 TL istinaf masrafının davacılar ... ve arkadaşlarından alınarak müdahile verilmesine, diğer istinaf masraflarının yapanlar üzerinde bırakılmasına, 4-)6100 sayılı HMK'nun 7035 sayılı Kanunla değişik 359. maddesi uyarınca istinaf mahkemesi kararının Dairemizce taraflara tebliğine, B) Davasının esasına ilişkin olarak; 1-)Ana dosya davacısı ...'ün davasının sübut bulmadığından reddine, 2-)Birleşen 2010/83 esas sayılı dosya davacısı ...'nın davasının sübut bulmadığından reddine, 3-)Birleşen 2010/127 esas sayılı dosya davacısı ...'nün davasının kabulüne, 4-a-) Birleşen 2010/113 esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ..., ..., ...'un dava konusu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi 20379 ada 1254 ve 1255 sayılı taşınmazlara yönelik davalarının sübut bulmadığından reddine, b-)Birleşen 2010/113 esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ..., ..., ...'un dava konusu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi eski 1151 yeni 20379 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik davası yönünden Mahkememinin görevsizliğine, -Dosyanın, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurulması durumunda görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, - Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2. maddesi gereğince, davaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, devam edilmemesi durumunda talep üzerine Mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespitiyle davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5-)Müdahil Hazine'nin davasının 6292 sayılı Kanun'un 9/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 6-)Müdahil Orman İşletme Müdürlüğünün davasının kabulüne, 7-)Dava konusu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi 20379 ada 1254 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4.maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine; "Bu taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz eylemli orman olup kullanımsızdır." şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 8-)Dava konusu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi 20379 ada 1255 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4.maddesine göre yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine; "Bu taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz ... oğlu 01.04.1954 doğumlu ... T.C. Kimlik numaralı ...'nün kullanımındadır." şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil (davacı) Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sayın mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL 'er peşin harcın onama harçların mahsubu ile kalan 368,30'ar TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.