Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... İlçesi Kırkısrak Mahallesi çalışma alanında bulunan 229 ada 31,37,232 ada 83,95,145,146,244 ada 27,249 ada 1,253 ada 3,260 ada 23,44,56,139 ve 140 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlardan 232 ada 83,145 ve 244 ada 27,253 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları belirtilerek ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına; 229 ada 31,232 ada 95 ve 260 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayalı olarak davacı ... ve paydaşları adına, 260 ada 44 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak davacı ... adına; 260 ada 56 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak davacı ... adına; 260 ada 139 ve 140 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayalı olarak davacı ... adına tespit edilmiş ve 229 ada 37,232 ada 146, ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ise kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı ... ..., 232 ada 145 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında; davacılar ..., ..., ..., ... ve ..., 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı bölümleri hakkında; davacı ..., 229 ada 37,232 ada 145,146,244 ada 27 ve 249 ada 1,253 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı bölümleri hakkında tapu kaydına dayanarak; davacılar ... ve ..., 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı bölümleri hakkında; davacı ..., 229 ada 37 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında; davacı ..., 232 ada 83 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak; ayrıca davacı ... paydaşı bulunduğu 229 ada 31,232 ada 95 ve 260 ada 23 parsel sayılı taşınmazların, davacı ... kendi adına kayıtlı 260 ada 44 parsel sayılı taşınmazın, davacı ... kendi adına kayıtlı 260 ada 56 parsel sayılı taşınmazın, davacı ... kendi adına kayıtlı 260 ada 139 ve 140 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin eksik tespit edildiği iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un davasının reddine, davacılar ... ..., ... ve ...’un davasının kısmen kabulüne, 29.08.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 229 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (E), (H), (G) harfi, 232 ada 145 parsel sayılı taşınmazın (N) harfi, 232 ada 146 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi, 244 ada 27 parsel sayılı taşınmazın (K) harfi, 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (F) harfi ile gösterilen bölümlerin kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ... adına, 232 ada 146 parsel sayılı taşınmazın (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ... adına, 17.09.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda 232 ada 145 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün kadastro tespitinin iptali ile davacı ... ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kalan bölümleri ile 232 ada 83 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacıların diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ..., ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gerekçeli kararın, hükmü temyiz eden birleşen dosya davacısı ...’e 27.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekilinin vekaletname ibraz ederek 20.05.2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu, bu haliyle gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresinin geçtiği anlaşılmakla; Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.06.1990 tarih ve l989/3-l990/4 Esas, Karar sayılı kararı ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 432/4. maddesi gereğince davacı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
2- Davacılardan ...’un dava konusu 260 ada 44, ...’un 260 ada 56, ...’un 260 ada 139 ve 140 ve ...’un 229 ada 31,232 ada 95 ve 260 ada 23 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dava konusu 229 ada 31,232 ada 95,260 ada 23,44,56,139 ve 140 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3- Dava konusu 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... ve ...’un 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı ..., ... ve ...’un ise 229 ada 37 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
..., ... ve ...’un 232 ada 146 parsel sayılı taşınmaza, davalı Hazine ve ... ile davacı ...’un 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; sözü edilen davacı tapu kaydına dayalı olarak, taşınmazların adlarına tescili isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, ... ve ...’un dayandıkları tapu kayıtlarının çekişmeli 232 ada 146 parsel sayılı taşınmaza uymadığı gerekçesiyle davalarının reddine, davacı ...’un dayanmış olduğu tapu kaydının çekişmeli 232 ada 146 parsel sayılı taşınmazın, davacı ...’un dayanmış olduğu tapu kayıtlarının ise çekişmeli 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların fen bilirkişi raporunda belirtilen bölümlerine uyduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davalarının kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacıların dayandığı tapu kayıtları tescil ilamı ile oluştuğu halde, tescillerine esas ilam ve tescil krokileri getirtilmemiş, bu ilamlarda Hazinenin taraf olup olmadığı ve ilamların taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmemiş; tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış; tapu kayıtlarının dayanağı ilam ve haritaları zemine uygulanmamış, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarına itibar edilerek tek ziraatçı bilirkişi tarafından hazırlanan zirai raporla yetinilmek ve taşınmazlar mera olarak tespit edildikleri halde, yöntemince mera araştırması yapılmadan ayrıca dava konusu taşınmazların niteliklerinin belirlenmesinde hava fotoğraflarından da yararlanılmadan hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, davacılar ..., ..., ... ve ...’un dayandıkları tapu kayıtlarının oluşumuna esas tescil dosyaları (yoksa tescil ilamları) ve dayanağı tescil haritaları getirtilmeli, tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmedikleri Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı ve revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosya arasına celp edilmeli, çekişmeli taşınmazların tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlere ilişkin en az 3 stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve teknik fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacıların dayandıkları tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli; tescil krokilerinin uygulama kabiliyetlerinin bulunmaması durumunda ise, tapu kayıtlarının hudutları okunarak mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli ve bu şekilde davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları tereddütsüz olarak belirlenmeli; dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, dava konusu taşınmaz bölümleri ile mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı, taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları, evveliyatlarının mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde taşınmazların sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; taşınmazların görüntüleri ve mera ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazları komşu parsellerle birlikte ele alan, mera ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin meradan açma olup olmadığını ve taşınmazların önceki ve mevcut niteliklerini açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli bölümün dört hududunu gösterir şekilde ve taşınmazın hangi bölümüne ait olduğunu açıklayan fotoğraflar rapora eklenmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanından hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki nitelikleri, sınırları ve mera ile aralarında ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; davacı ..., ... Kadastro Mahkemesi’nin 2007/313 Esas sayılı birleşen dosyasında 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak tapu kaydına dayanarak, aynı mahkemenin 2007/316 Esas sayılı dosyasında ise yine 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların da arasında bulunduğu taşınmazlara yönelik olarak aynı iddia ile dava açmış olup, Mahkemece, dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde, hükmün (A) bendinde davanın 2007/316 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulüne, 229 ada 37,232 ada 146, ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile hükümde gösterilen bölümlerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kalan bölümlerinin ise mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, karar verilmiş iken, hükmün (F) bendinde bu kez birleşen 2007/313 Esas sayılı dosya açısından davanın reddine, 229 ada 37,232 ada 146 ve 249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmek suretiyle birbiriyle çelişkili şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
4- Dava konusu 232 ada 145 ve 244 ada 27 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ... tapu kaydına dayalı olarak 232 ada 145 ve 244 ada 27 parsel sayılı taşınmazların, davacı ... ... ise yine tapu kaydına dayalı olarak 232 ada 145 parsel sayılı taşınmazın ayrı ayrı bölümlerinin adlarına tescil isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, davacı ... ...’nin 232 ada 145 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulü ile 17.09.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün, davacı ...’un davasının kısmen kabulü ile 29.08.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda 232 ada 145 parsel sayılı taşınmazın (N) harfi ile gösterilen, 244 ada 27 parsel sayılı taşınmazın (K) harfi ile gösterilen bölümlerinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer bölümlere yönelik davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davcıların dayanmış oldukları tapu kayıtları tescil ilamları ile oluştuğu halde, tescillerine esas ilam ve tescil krokileri getirtilip, Hazinenin taraf olup olmadığı ve ilamların taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapu kayıtlarının kapsamı dayanağı ilamın belirlenmesi yönünden haritaları zemine uygulanmamış, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarına itibar edilmiş, tek kişilik ziraatçi bilirkişi tarafından hazırlanan zirai raporla yetinilmiş ve dava konusu taşınmazların niteliklerinin belirlenmesinde hava fotoğrafından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, davacılar ... ... ve ...’un dayandıkları tapu kayıtlarının oluşumuna esas tescil dosyaları (yoksa tescil ilamları) ve dayanağı tescil haritaları getirtilmeli, tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmedikleri Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı ve revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosya arasına celp edilmeli, çekişmeli taşınmazların tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlere ilişkin en az 3 stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek ayrı 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve teknik fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacıların dayandıkları tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli; tescil krokilerinin uygulama kabiliyetlerinin bulunmaması durumunda ise, tapu kayıtlarının hudutları okunarak mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli ve bu şekilde davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları tereddütsüz olarak belirlenmeli; taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları, evveliyatlarının mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde taşınmazların sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazları komşu parsellerle birlikte ele alan, çekişmeli bölümlerin öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli bölümlerin dört hududunu gösterir şekilde ve taşınmazın hangi bölümüne ait olduğunu açıklayan fotoğraflar rapora eklenmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanından hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki nitelikleri hususlarında rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ... ve davalılar Hazine ve ... Belediye Başkanlığının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine,
5- Davacı ...’un, dava konusu 232 ada 83 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ..., 232 ada 83 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendi zilyetliğinde olduğunu öne sürerek bu kısmın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazın hangi bölümünü dava ettiği keşif yapılarak belirlenmeksizin, bu bölümün niteliği, zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığı da incelenmeden, ayrıca dava dosyaları getirtilerek sonuçlanıp sonuçlanmadığı, sonuçlanmış ise eldeki davada davacı taraf yönünden kesin ya da güçlü delil olup olmadığı incelenmeden "çekişmeli taşınmaz üzerinde başka dosyalarda defaten keşifler yapıldığı ve taşınmazın mera niteliğinde olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle bu dosyada keşif yapılmasına gerek görülmeden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, Mahkeme gerekçesinde sözü edilen dava dosyaları ve çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlere ilişkin en az 3 stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve teknik fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmak suretiyle davacıdan dava ettiği bölümü göstermesi istenmeli, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, sınırında mera var ise zaman içinde taşınmazın mera yönünde genişleme olup olmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazı komşu parsellerle birlikte ele alan, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli bölümün dört hududunu gösterir şekilde ve taşınmazın hangi bölümüne ait olduğunu açıklayan fotoğraflar rapora eklenmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıca, diğer dava dosyalarında davaya konu olan yer ile dava konusu yerin aynı yer olup olmadığını veya birbirlerine karşı konumlarını gösteren kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanından hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, çekişme konusu taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliği, sınırları ile sınırında var ise mera ile ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ...’un temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
6- Davacı ...’un, çekişmeli 253 ada 3 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; HMK’nın 294/3. maddesi uyarınca hükmün tefhimi “hüküm sonucu”nun tutanağa yazılarak okunması suretiyle olur. Ayrıca mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı gerek 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde, gerekse mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda; davacı ... tarafından çekişmeli 253 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelikte dava açılmasına rağmen, Mahkemece bu taşınmaz yönünden olumlu olumsuz karar verilmemesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile dava konusu 253 ada 3 parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.