Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
...'nde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. madde gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ...Köyü çalışma alanında bulunan 1111,1133,1134,1138,1139,1140,1141,1142 ve 1400 parsel sayılı 1.370.38,4.780.78,2.804.69,15.432.42,5.042.69,1.696.32,1.167.45,1.023,20 ve 1.004,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra, Hazinenin itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek taşınmazlar hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1134 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 21.03.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 489,00 metrekarelik kısmın davacı adına, (B1) harfi ile gösterilen 2.038,09 metrekarelik kısım ile (B2) harfi ile gösterilen 277,60 metrekarelik kısmın hali arazi vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 1111,1133,1138,1139,1140,1141,1142,1400 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararı gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle dava konusu 1111,1133,1138,1139,1140,1141,1142,1400 parsel sayılı taşınmazlar ile 1134 parsel sayılı taşınmazın 21.03.206 tarihli fen bilirkişi raporunda (B1) ve (B2) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacı ...'den alınmasına,

2- Dava konusu 1134 parsel sayılı taşınmazın 21.03.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, temyize konu taşınmaz bölümünde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın 30 yıldır zilyetliğinde olduğunu ileri sürmüş ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler de, taşınmazın çok uzun yıllardır davacı tarafından meyve bahçesi olarak kullanıldığını beyan etmişler ise de, ziraatçi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, taşınmaz bölümü üzerinde 8-10 yaşlarında sadece iki adet elma ağacının bulunduğu belirtilmiş olup, dosyada bulunan çekişmeli taşınmaz bölümüne ait fotoğraflardaki görüntülerin de bu durumu teyit ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla nizalı bölümün tarım arazisi niteliğinde olmadığı ve ağaçların yaşlarına göre tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap için gerekli olan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı açıktır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın reddine ve çekişmeli taşınmaz bölümüne tespit tarihinden önce dikilen ağaçların 3402 sayılı Yasa’nın 19/2 maddesi gereğince davacı lehine tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.