Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mengen Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekilinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında 4785 Sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 Sayılı Kanun) hükümleri gözetilerek 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp, 26.08.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1976 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 Sayılı Kanun) değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2nci madde uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Bolu ili Mengen ilçesi ... köyü 679 (yeni 156 ada 67) parsel sayılı taşınmaz kesinleşen orman sınırları içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 679 (yeni 156 ada 67) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmaz genel arazi kadastrosu sırasında vergi kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak gerçek kişi adına tespit ve tapuya tescil edilmiş ise de 1948 yılında 4785 sayılı Kanun hükümleri gözetilerek 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 26.08.1949 tarihli Resmi Gazete’de ilan edilerek kesinleşen orman tahdidine, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli biçimde de üzerinde orman ağaçlarının bulunduğu belirlendiğine göre çekişmeli taşınmaza ilişkin tapu kaydı Türk Medeni Kanunu’nun 1025 inci maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.